3 Mart 2011 Perşembe

Son durumlar

Bızdık iyileşti, ilaçlardan da kurtulduk, mutluyuz :) Geçen haftaki kontrolümüzde iyi buldu doktorumuz Dila’yı. Boyunu da yeniden ölçtü, 70cm.miş, geçen sefer yanlış ölçmüş. Hastalık süresince kaybolan iştah ve neşe de yerine gelmeye başladı.
Bu aralar inanılmaz hareketli kuzu, ele avuca sığmıyor. Hatta yatağında, uykudan uyanır uyanmaz emekleme pozisyonuna geçiyor, tepiniyor, parmaklıklara tekme ya da kafa atıyor, kalkmaya çalışıyor, beni görünce de “bak neler yapıyorum ben” dercesine gururla gülücükler atıyor, çok şirin :)

Gündüz uykularımız, üçten ikiye düştü. Dolayısıyla oyun ve aktivite zamanımız arttı. İkimizde alışmaya çalışıyoruz bu yeni duruma. Yalnız oynamaktan ya da oyalanmaktan pek hoşlanmadığından, benim için biraz zor oluyor tabi. Mutfaktan bir şey almaya gitmek bile mesele, odadan çıkacağımı anladığı anda ağlamaya başlıyor. Neden bu kadar tepki gösteriyor anlamıyorum, normal mi onu da bilemiyorum.
Geri geri emeklemeye devam. Ayakta durmaya da bayılıyor, koltuğun kenarına tutunup epeyce durabiliyor. Kollarından tutunca adım atıyor, “tay tay” deyince çok gülüyor (nedenini anlamış değilim :) ). 
Molfix reklamı çıktığında televizyona kitleniyor bizimki ve hiçbir şeyi gözü görmüyor. Önüne geçersem o esnada, eğilip görmeye çalışıyor, çok eğleniyorum.
Daha fazla iletişim kurabildiğimizi hissediyorum son günlerde. Daha fazla kıkırdıyoruz beraber, yeni oyunlar buluyoruz, daha çok eğleniyoruz. Belki de bu yüzden uyumak konusunda çok isteksiz bu aralar. Dayanamayacak kadar uykusu gelmişse yatıyor ancak. Onda da başında beklememi istiyor dalıncaya kadar. Eskisi gibi yatırır yatırmaz çıkamıyorum odasından. Son hastalığın bize bıraktığı bir hediye oldu bu da.
Salı günü nihayet Şebo ve Buğra’yı görmek için karşıya gitmeyi başardık. Güzel bir öğleden sonra geçirdik birlikte. Gerçi sohbet edip, hasret giderebildik mi, orası tartışılır ama bu da bir başlangıç sayılır. En azından bir araya gelebildik. Bıdıklar şaşkın şaşkın baktı durdu birbirine.  Biz de, yaşasın ikisi bir aradayken bol bol fotoğraf çekelim delisi olduk. Patlayan flaşlar ve “Buğra”, “Dila” çığlıklarıyla daha da şaşkına döndü kuzular :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder