25 Mayıs 2011 Çarşamba

İyi ki doğdun Dila...

Dila’nın doğduğu günü anımsıyorum da, ne kadar yeni ve farklıydı anne olma düşüncesi. Çok heyecanlı ve acemi hissediyordum kendimi. Hala zaman zaman bir garip oluyorum anne olduğumu düşününce ama bir yandan da sanki senelerdir anneymişim gibi geliyor. Bunun sebebi anneliği çözmüş, bitirmiş olmam falan değil tabiî ki, daha önceki hayatımı unutmaya başlamam. Dila’yla beraber her şey değişti hayatımızda. Ben işimi bıraktım, Arif tango eğitmenliğini ve sporu bıraktı. Çok sevdiği ve daha hevesini çok da alamadığı motoruna binemez oldu. Dansa gidememeye, arkadaşlarımızla görüşememeye başladık. Bambaşka bir hayatın içinde bulduk kendimizi. Öyle, çocuk olunca hiçbir şeyi değiştirmeyeceğim hayatımda, o uyum sağlasın hikayesi de yalanmış tabi. Ama Dila hayatımıza girdiğinden beri öyle bir sevgiyle tanıştık, öyle farklı ve güzel şeyler yaşadık ki, galiba Arif’in de dediği gibi, bir şeyleri yapamadığımız değil, farklı şeyler yapacağımız bir süreç bu.


Omzumuza başını koyup uyuya kalması, gördüğü bir kedi ya da oyuncağa heyecanlanıp bunu bizimle paylaşmak için gözümüzün içine bakıp kocaman gülümsemesi, ilk kez anne-baba deyişi, korkarak ve heyecanla bize doğru yardımsız attığı ilk adımlar, müzik duyunca popo sallaması, minicik elleriyle ayısına sarılıp uyurkenki masumluğu, beraber yaptığımız yolculuklar, ona sarılıp uyumak, bol salyalı ilk öpücüğü ve daha milyonlarca şey… Bunlardan sadece biri için bile şunu söyleyebilirim; iyi ki doğdun güzel kızım, iyi ki varsın.

2 yorum:

  1. annelik böyle bir şey güzel kızım annelik,sevgi,fedakarlık,şevkat ister ama herşeye rağmen tadılması gereken muhteşem bir duygu iyiki varsınız hepinizi çooookkk seviyorum canlarım benim

    YanıtlaSil
  2. canım annem, sen de iyi ki varsın. Biz de seni çook seviyoruz :)

    YanıtlaSil