28 Haziran 2011 Salı

Son günlerde Dila...

Yazmak istediğim şeyler biriktikçe birikti. Öncelikle aşı nedeniyle gittiğimiz 13.ay kontrolümüzden bahsetmek istiyorum biraz. Her şey yolunda görünüyor. Bu aralar Dila huysuz modda, sebebinin patlamak üzere olan üst dişler olduğunu düşünüyordum. Yanılmamışım, doktorumuz Dila’nın aynı anda birden fazla diş çıkarttığını, son zamanlardaki huysuz ve sinirli hallerinin gayet normal olduğunu söyledi (Bu arada 7. diş(üst ön) bugün patladı. Yanındaki de her an patlayabilir). Dila’ya herhangi bir şey için “yapma” dediğim zaman direk kafasına vurmaya, saçını çekmeye, bazen de bana saldırmaya başladı son zamanlarda. Bu çok moralimi bozuyor, acaba ben mi çok tepki veriyorum, yanlış bir şey mi yapıyorum diye kendimi sorguluyorum.  Ama sanırım ara ara böyle ruh halleriyle karşılaşmamız normalmiş. Kilo:10,540gr. Boy:77,5cm. olmuş. Gelişimini iyi buldu doktorumuz. Bir aşı oldu ve kan sayımı yapıldı. Kansızlığı düzelmiş.
Bu günlerde Dila’yı dışarı çıkarmak konusunda çok dertliyim çok. Hava alsın, evde sıkılmasın diye genelde Yıldız parka götürüyorum bızdığı. Ama son zamanlarda park keyfi değil, park eziyeti yaşıyoruz maalesef. Çünkü daha önce uyku saatine denk getirip, pusetiyle biraz yürüyüş yaptıktan sonra uyuya kalan bıdıyla, oradaki kafeye oturup bir kahve ve kitap keyfi yaptıktan sonra, biraz da çimenlerde oynayan bizim, yeni durumumuz şöyle;  Yarım saatten fazla pusetle gezdirilen Dila uyumayıp, mızıklanmaya başladığı için çimlere indirilir. Pusette olmadığı her an yerde bulduğu her türlü çel çöp, yaprak, çimen, taş, toprak hatta çiğnenip atılmış sakızı bile ağzına götürmeye kalan meraklı bızdıkla daha fazla mücadele edecek gücü kalmayan anne, çareyi onu kucağına almakta bulacağını sanır ama nafile. Dila asla kucakta durmak istemez ve apar topar eve dönülür. Maalesef bu durum sadece parkta değil, dışarı çıktığımız her durumda olmaya başladı. Pusette ya da kucakta durmuyor, yere indirince de malum, gördüğü her şeyin tadına bakıyor. Bu oral dönem ne zaman biter diye sordum doktora bir umut. 2-2,5 yaş dedi ve yıkıldım. Daha bile uzun sürebilirmiş L
Bizim kız gezmeyi seviyor. Bugün odasından pantolonunu getirip giydirmemizi istedi. Onu giyince dışarı çıktığını bildiğinden, bizim giydirmediğimizi görünce kendi giymeye çalıştı. Artık derdini gayet güzel anlatıyor.
Geçen hafta bir öğlen babasının işyerine götürdüm Dila’yı. Sürpriz yaptık, baba mest oldu tabi. Bir anda oradaki herkesin ilgi odağı olan kuzu bir müddet donup kaldı. Sonra ortama adapte oldu ve babasının masasındaki her şeyi karıştırmaya başladı.


Pazar günü de mavilerle kahvaltı keyfi yaptık. 10 yetişkin, 5 bebe vardı bu buluşmada. 4-5 saat birlikteydik ama Selen’in de dediği gibi hep beraber masada oturuşumuz ve kesintisiz sohbet edişimiz, sanırım 5-10 dakikayı geçmemiştir. Yine de çok iyi geldi, özlemişiz birbirimizi. Çocuklarımızın hemen hemen aynı yaşlarda olması, şu an için anlamasak da ileride çok işimize yarayacak gibi görünüyor J


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder