15 Kasım 2011 Salı

merhaba iki yaş senrdomu

Bir ay olmuş en son blog yazısı yazalı inanamıyorum. Neler oldu diye düşünüyorum ama sıcağı sıcağına yazmayınca çok genel  şeyler geliyor insanın aklına. En belirgin değişim konuşma ve inatlaşma konusunda oldu sanırım.
Her söylenileni tekrar etme modunda. Şu aralar favori kelimeleri;  aşkım, guzuum, limogata(limonata), adadürg(Atatürk)… Ananesinden kapmış bu kelimeleri.
İki yaş sendromu belirtileri kendini göstermeye başladı. İtiraf etmeliyim çok korkuyorum. Hemen gidip kendime yeni kitaplar aldım çocuk gelişimiyle ilgili(ne zaman okuyacaksam). Alt değiştirmek, giydirmek tam bir kabus. Tek başıma alt değiştirmek için, önce kendimi bir on dakika ikna etmem gerekiyor, sonra da Dila’yı. Bu yirmi dakikanın sonunda bir de tekrar üstünü giydirebilmek için aynı süreci yaşıyoruz. Üst baş değiştirmek bundan da beter. Bu soğukta evde 15-20 dakika çıplak kaldığı oldu ve iki kişi giydirmeyi başaramadık. Göründüklerinden çok daha kuvvetli bu yer cüceleri.
Bir de, geçen hafta Dila’yı ananesine bırakıp gittiğimiz 5 günlük tatil eklenince bu iki yaş sendromuna, tadından yenmez oldu bizim bıdık. Gittiğimizin üçüncü günü başlamış bize tavır yapmaya. Fotoğraflara bakıp bakıp herkesi sayıyor, bizi görmezden geliyormuş. İçim parçalandı bunu duyunca. Havaalanında karşılamaya geldiğinde ise, biz gelene kadar anne, baba diye sayıklamış ama bizi görünce bir kere sarılıp öpmedi bizi. Sadece gülümsedi, kızmış belli ki. Ama biz aldırmadan yumulduk elma yanaklara. Bir taraftan baba, bir taraftan ben doyamadık öpmeye. Şimdi aramız iyi, sadece kuala gibi kucağımızdan inmek istemiyor bızdık.
Henüz alışamadığım bir başka şey de; saçma sapan şeyler için morarana kadar ağlaması. Bakakalıyorum, hiçbir anlam veremiyorum. İki yaş sendromunun bir parçası tabi biliyorum ama yine de garip geliyor işte.

2 yorum:

  1. hadi hayırlı olsun :) giyinme konusunda zamanla taktik gelişiyor kendiliğinden ama kış vakti bizim evde de cıbıl gezen bir duru günde en az 1 kez mutlaka oluyor. bunu giyince abla oluyorum diyor duru bazen külot ya da çorap giymeye çalışırken. biz de bu kozu kullanıyoruz sık sık...

    tatil nasıldı? 5 gün süpermiş bence!

    YanıtlaSil
  2. Çok güzeldi Selencim. Paris'e beş gün yetmedi ama dönüşte Dila'ya kavuşmak için saat saydığımızı itiraf etmeliyim. Yine de şunu diyebilirim; darısı başınıza :)

    YanıtlaSil