Salı akşamından, Pazar akşamına kadar ben ve Dila, anane ve dedenin misafiriydik. Serap’ın izinli haftasına denk gelen hastalığım (biraz üşütmüşüm sanırım), (gündüzleri) tek başıma bütün haftayı nasıl çıkarırım diye düşündürdü beni bir süre. Eskisi gibi değil, Dila hanımı oyalamak güç, kuvvet istiyor artık. Baktım olacak gibi değil, hem Arif de daha rahat konsantre olur tez çalışmalarına biz yokken diye düşünüp, bıraktım kendimi anneciğimin şefkatli kollarına J
Önce Dila’nın hastalığı, ardından benimki derken eve hapsolmak nasıl bunalttıysa beni, dinlenmek için gittiğim anne evinde sadece bir gün evde oturdum, o da uzun zamandır görmediğim teyzelerim ve kuzenlerim geldiği için.
Bir gün İkea’ya gittik hep beraber. Sıkılmak bir yana oldukça eğlendi bızdık. Anakucağından kurtulup, etrafı izleyebilecek şekilde ön tarafa dönük oturduğu ilk pusetli gezimizdi. Mutlu mesut gezdik. Öğlen yemeğini hazırlayıp götürmüştüm yanımda ama İsveç köfteleri daha cazip geldi kuzuya, epeyce yedi.
Bir başka gün, alışveriş merkezi gezisi yaptık. Orada da gayet mutlu görünüyordu. Etraftaki renkli, ışıklı her şey ilgisi çekti, hayran hayran bakındı. Atlıkarınca ve çocuk oyun alanını görünce aklı gitti, sevinç ve heyecanını çığlıklar atıp, kocaman gülümseyerek gösterdi. Yanımızda babasının olmasını da çok isterdim ama dayanamadım heyecanını görünce ve onu atlıkarıncaya bindirdim. İlk başta biraz korktu ama 10-15 saniye sonra eğlenmeye başladı. Daha doğrusu başladık. Dila’nın sayesinde ben de eğleniyorum. Laf aramızda, onunla bol bol sinemaya (çizgifilm izlemeye), çocuk tiyatrosuna ve eğlence merkezlerine gitmeye can atıyorum J
Cumartesi günü de Dila’yı anneme bırakıp pazara gittim. Dedim ya hiç oturmadım. Hastalık mastalık da kalmadı. Artık anne şefkati mi iyi geldi, gezmek mi bilmiyorum. Sanırım ikisi de…
biz anane ve dede olarak hayatımızdan çok memnunduk bizede sizin varlığınıza çok alımıştık siz gittiğinizde evimiz bomboş kaldı kuzumun gülerek uykudan kalkmasını aradık şimdiden çoooookkkk özledimmmmm.
YanıtlaSilÇok sevindim hızla iyileştiğine. İmrenerek okudum, insanın ailesine sığınması ne güzel değil mi :) Ben de annemi bekliyorum sabısızlıkla.
YanıtlaSilAtlı karınca fotoğrafına bayıldım. Bunu biz de deneyelim. Bir de yavrular büyüdükçe beni heyecan basıyor, sinemalar, tiyatrolar, sirkler... Hiç aklıma gelmezdi çocukla böyle yerlere gitmek isteyebileceğim.
Tekrar geçmişolsun,
sağol Selen'cim. Anne konusunda da, bana çok iyi geldi,darısı başına diyorum.
YanıtlaSilAtlı karıncaya mutlaka bindirmelisin Duru'yu, çok eğlenceli. Biz de çocukluğumuza geri dönüyoruz işte, fena mı :)
annecim, özledikçe kaçıp, gelin, sizi tutan mı var :)
YanıtlaSil