14 Ekim 2011 Cuma

Dila nerede?

Tatille ilgili yazmayı unuttuğum önemli bir gelişmeyle başlamak istedim bu yazıya. Dila çişini söylemeye başladı. Yapmadan önce değil, yaparken söylüyor ama olsun, ne yaptığının farkında olması da güzel bir gelişme. Her seferinde söylemiyor, öyle keyfi tutarsa. İlk başta kakaya da, çişe de “çişşşş” diyordu, artık kakaya “gaga” diyor. Henüz başarılı bir icraatı olmasa da, halasının aldığı merdivenli tuvalet aplikatörüne büyük bir hevesle oturuyor kuzum.

Konuşma konusunda küçük bir papağanımız olduğunu söyleyebilirim artık. Hoşuna giden kelimeleri tekrarlıyor. Annemmm, babammm, ananemmm, halammm gibi sözlerle hepimizi mest ediyor. Bir kabahat işlediyse hemen sarılıp “annem” diyerek ya da öperek gönül alıyor.
Köpek dişleri çıkıyor, yani huysuzluk, ishal, uykusuzluk yine hayatımızda. Yeni atlattığı larenjit, iki olan gündüz uykusunu teke düşürme ve emziği bıraktırma çabalarımız düşünülürse iyi gittiğimiz söylenebilir J
Kendi kendine şarkılar söylemeye başladı bızdık. “naaay naaay naaaaaaay” diye doğaçlama takılıyor.
Bir de yeni merakı perdelerin arkasına saklanmak. Biz onu “Dila nerede acaba?” diye ararken hiç sesini çıkarmadan ve kıpırdamadan duruyor. Gelin de bulun bakalım Dila’yı…

2 yorum:

  1. kuzumun yeni marifetleri çok güzel gelicem kuzum beraber oynarız saklambaç bitanem

    YanıtlaSil
  2. klozet aparatına bayıldım.. dilaya hem kendinden hem isminden ötürü zaten bayılıyorum.. maşallah sana diloşş..

    YanıtlaSil