25 Temmuz 2012 Çarşamba

Dila


Hep olan biteni yazıyorum buraya ama bu sefer Dila’nın oluşmaya başlayan kişiliğinden, benim gözümde nasıl bir çocuk olduğundan bahsetmek istiyorum biraz.
Genel olarak uyumlu ve sakin bir çocuk Dila. Açlık ya da uykusuzluk tahammül edemediği iki şey ( bu konuda kesinlikle bana çekmiş). Bunlardan biri varsa aman yaklaşmayın derim.
Ortamdaki duygu değişimlerini, elektriği hemen hissediyor ve ayna gibi tepki veriyor. Ben sinirliysem o da sinirli, ben neşeliysem o da neşeli oluyor.
Müziğe karşı çok duyarlı. Neşeli parçalarda dans edip eğleniyor, hüzünlü parçalarda iç çeke çeke ağlıyor (özellikle bazı ninnilerde). Bir çok çocuk şarkısını melodisiyle ezbere biliyor ve şarkı söylemeyi çok seviyor.
Gözlemci. Parkta diğer çocukları, ne yaptıklarını, neye ağladıklarını, ne için kavga ettiklerini dikkatle izliyor, sonra da bana anlatıyor. Çocuklar kavga etmeye başlarlarsa bizimki küçük adımlarla oradan uzaklaşıyor ve güvenli bir mesafeden izlemeye devam ediyor.
Parkta kaydırak ya da salıncakta birileri varsa uzak duruyor. “Neden kaymıyorsun diye sorunca “çocuklar kayıyor” diyor. “Sen de çocuksun, sen de onlarla kayabilirsin” desem de durup onları izlemeyi tercih ediyor. Salıncakta sallanırken başka bir çocuk gelip sallanmak isterse hemen kalkıp yerini veriyor. Bu kadarı da iyi mi bilemiyorum J

Şimdilik paylaşmakla ilgili çok sorun yaşamıyoruz. Tabi bazen verdiği şeyde aklı kalıyor ve “ama benim o” diye kendi kendine mızıldanabiliyor ama genel olarak biri bir şeyini isterse hemen veriyor.
Diğer çocuklarla bir araya geldiğinde daha çok sessiz iletişimi tercih ediyor. Yan yana oynamayı, koşmayı çok seviyor ama pek konuşmuyor (oysa evde hiç susmuyor).
Bu aralar neden, kim, nereye soruları iyice arttı. Cevaptan tatmin olmazsa defalarca soruyor, soruyor, soruyor… Acaba, belki, bence, genellikle gibi kelimeleri gayet yerli yerinde kullanıyor. Her akşam yemekte babasına “günün nasıl geçti” diye soruyor. Kendisi de aynı soruyu “iyi geçti, ……. yaptım” diye yanıtlıyor J
Arada “annecim (ya da babacım) seni çok seviyorum” deyip bizi mest ediyor. Ardından bir şeyler de isteyebiliyor tabi J
Bütün bunların yanında şunu da söylemeliyim ki, Dila’ya istemediği bir şeyi yaptırmak çok zor. İnat ettiyse iki kişi altını değiştirmeyi ya da onu arabaya bindirmeyi başaramayabiliyoruz. Ve ağladığı zaman gerçekten feci ağlıyor. Katıla katıla ve sesi kısılana kadar… Sonrasında da birkaç saat iç çekmeye devam ediyor (küçükken ben de böyle ağlarmışım). 
Ne kadarı kişiliğini yansıtıyor, ne kadarı bu yaştaki çocukların tipik özellikleri bilemiyorum ama benim tespit edebildiklerim şimdilik bunlar.

5 yorum:

  1. Dilacim cok tatlisin, kocaman olmussun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gercekten kocaman oldu Oya'cım. Ece de cok buyumus ve cok tatlı olmus. Blog yazini merakla bekliyorum. Sevgiler,

      Sil
  2. Öncelikle maşallah Dila'ya. Kaç yaşında?
    Bayılıyorum ben "neden, nasıl" sorularına :) Henüz bizde başlamasada. Dışarıda biraz sakin bir çocuk olucak galiba :) Evde ne kadar aktif olsada..
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Adanın Annesi, Dila 26 aylık. Darısı sizin başınıza inşallah.
      Sevgiler

      Sil
  3. kuzum içime sokasım geliyor doyamıyorum sana annanenin bir tanesi

    YanıtlaSil