Hep olan biteni yazıyorum buraya ama bu sefer Dila’nın
oluşmaya başlayan kişiliğinden, benim gözümde nasıl bir çocuk olduğundan
bahsetmek istiyorum biraz.
Genel olarak uyumlu ve sakin bir çocuk Dila. Açlık ya da
uykusuzluk tahammül edemediği iki şey ( bu konuda kesinlikle bana çekmiş).
Bunlardan biri varsa aman yaklaşmayın derim.
Ortamdaki duygu değişimlerini, elektriği hemen hissediyor ve
ayna gibi tepki veriyor. Ben sinirliysem o da sinirli, ben neşeliysem o da
neşeli oluyor.
Müziğe karşı çok duyarlı. Neşeli parçalarda dans edip
eğleniyor, hüzünlü parçalarda iç çeke çeke ağlıyor (özellikle bazı ninnilerde).
Bir çok çocuk şarkısını melodisiyle ezbere biliyor ve şarkı söylemeyi çok
seviyor.
Gözlemci. Parkta diğer çocukları, ne yaptıklarını, neye
ağladıklarını, ne için kavga ettiklerini dikkatle izliyor, sonra da bana
anlatıyor. Çocuklar kavga etmeye başlarlarsa bizimki küçük adımlarla oradan
uzaklaşıyor ve güvenli bir mesafeden izlemeye devam ediyor.
Parkta kaydırak ya da salıncakta birileri varsa uzak
duruyor. “Neden kaymıyorsun diye sorunca “çocuklar kayıyor” diyor. “Sen de
çocuksun, sen de onlarla kayabilirsin” desem de durup onları izlemeyi tercih
ediyor. Salıncakta sallanırken başka bir çocuk gelip sallanmak isterse hemen
kalkıp yerini veriyor. Bu kadarı da iyi mi bilemiyorum J
Şimdilik paylaşmakla ilgili çok sorun yaşamıyoruz. Tabi
bazen verdiği şeyde aklı kalıyor ve “ama benim o” diye kendi kendine
mızıldanabiliyor ama genel olarak biri bir şeyini isterse hemen veriyor.
Diğer çocuklarla bir araya geldiğinde daha çok sessiz
iletişimi tercih ediyor. Yan yana oynamayı, koşmayı çok seviyor ama pek
konuşmuyor (oysa evde hiç susmuyor).
Bu aralar neden, kim, nereye soruları iyice arttı. Cevaptan
tatmin olmazsa defalarca soruyor, soruyor, soruyor… Acaba, belki, bence, genellikle
gibi kelimeleri gayet yerli yerinde kullanıyor. Her akşam yemekte babasına “günün
nasıl geçti” diye soruyor. Kendisi de aynı soruyu “iyi geçti, ……. yaptım” diye
yanıtlıyor J
Arada “annecim (ya da babacım) seni çok seviyorum” deyip
bizi mest ediyor. Ardından bir şeyler de isteyebiliyor tabi J
Bütün bunların yanında şunu da söylemeliyim ki, Dila’ya
istemediği bir şeyi yaptırmak çok zor. İnat ettiyse iki kişi altını
değiştirmeyi ya da onu arabaya bindirmeyi başaramayabiliyoruz. Ve ağladığı
zaman gerçekten feci ağlıyor. Katıla katıla ve sesi kısılana kadar… Sonrasında
da birkaç saat iç çekmeye devam ediyor (küçükken ben de böyle ağlarmışım).
Ne kadarı kişiliğini yansıtıyor, ne kadarı bu yaştaki
çocukların tipik özellikleri bilemiyorum ama benim tespit edebildiklerim şimdilik
bunlar.
Dilacim cok tatlisin, kocaman olmussun :)
YanıtlaSilGercekten kocaman oldu Oya'cım. Ece de cok buyumus ve cok tatlı olmus. Blog yazini merakla bekliyorum. Sevgiler,
SilÖncelikle maşallah Dila'ya. Kaç yaşında?
YanıtlaSilBayılıyorum ben "neden, nasıl" sorularına :) Henüz bizde başlamasada. Dışarıda biraz sakin bir çocuk olucak galiba :) Evde ne kadar aktif olsada..
Sevgiler
Teşekkür ederim Adanın Annesi, Dila 26 aylık. Darısı sizin başınıza inşallah.
SilSevgiler
kuzum içime sokasım geliyor doyamıyorum sana annanenin bir tanesi
YanıtlaSil