6 Ocak 2011 Perşembe

5. ay bitti (25.10.2010)

Bugün ananenle, dedenin 35. ve dayınla, yingenin (kasten yinge yazıyorum, yengen öyle söylüyor çünkü) 2. evlilik yıldönümleri. Aynı zamanda, geçen sene, varlığının doktor tarafından onaylandığı ve seni ilk ultrasonda gördüğümüzün ertesi günü. Ne kadar da heyecanlıydık. 8 ay nasıl geçecek diye sabırsızlanırken, bir yıl göz açıp kapayana kadar geçti bile. Bazen “ah bir otursa”, “ah bir anne, baba dese”, “bir emeklese” dediğimiz oluyor ama bir yandan da üzülüyoruz çok çabuk büyüyorsun, çok çabuk geçiyor zaman diye. Keşke doyamadığımız o güzel bebek kokunu saklayabilmenin bir yolu olsa…
Beş ayın bitti. Bir çok bebek bu aşamada ek gıdalara başlıyor. Ancak tavsiye üzerine bulduğumuz yeni doktorumuz Berna hanım, senin 6.ayı bitirdiğinde ek gıdaya geçmenin daha iyi olacağını düşünüyor. Biz de öyle. Çünkü senin sindirim sistemin biraz hassas. Hala 3-5 günde bir kaka yapıyorsun. Kilon 7,600gr, boyun 64cm. olmuş. Gelişimin gayet güzel. Bu sindirim sistemi probleminin sebebi, benim yediğim bir şeye karşı alerjin olması olabilirmiş. Bu sebeple doktor bana bir diyet verdi. İnek sütü ve süt ürünleri, kabuklu yemişler ve çikolata yasak. Bil bakalım annen en çok hangisine üzüldü? Eveeet tabiî ki çikolata J Gerçi keçi peyniri de epey keyif kaçırıcı (artık sadece onu yiyebiliyorum) ama hiç önemli değil tabii. Sen iyi ol da…
Göz-el koordinasyonun bayağı gelişti. Artık her şeyi yakalayabiliyorsun. Emziğini ağzına kendin götürebiliyorsun.
Yeni bir huyun da yabancılamak. Artık ben-baban, Serap teyzen ve ananen dışında herkese önce dehşet dolu gözlerle bakıp, seni almaya kalkarlarsa ya da fazla yaklaşırlarsa, bin pişman edecek şekilde yaygarayı koparıyorsun. Ve çok uzun süre sakinleştiremiyoruz seni. Bu huyunu pek sevmediğimi itiraf edeyim. Okuduklarımdan öğrenebildiğim kadarıyla, geçici bir süreç bu neyse ki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder