Bu son 15-20 gündür sütümün çok azaldığını fark ediyordum. Bunun en büyük sebebi senin ağlama krizleriyle son bulan emme girişimlerindi. 10 gün kadar önce bunun sebebini de buldum nihayet. Ek gıdaya başlamadan önce haftada bir kaka yaptığın için, ek gıdadan sonra da aynı şeyin sürmesi bana çok tuhaf gelmemişti. Oysa bütün sıkıntının sebebi buymuş. Yapamadığın tüm katı kakalar içeride birikmiş. Miktarın bu derece artabileceğini düşünemeyen cahil annen, yarım saat süren kaka yapma çabalarının sonucunda çıkan şeye inanamadı. Daha fazla emememen gayet normalmiş, çünkü yer kalmamış. Her emmeye çalıştığında da, sindirim sistemi çalışmaya başlayıp seni kaka yapmaya zorladığı için oluyormuş o ağlama krizleri. Son zamanlarda çok durgun ve keyifsiz olmanın, gündüzleri çok fazla uyumanın nedeni de beslenemediğin için harcayacak enerjinin kalmamasıymış. Her şey zincirleme bir şekilde bozulmuş yani. Dişe bağladığım huzursuzluğunun asıl sebebini bulduğumda hem kendime kızdım, hem de çok rahatladım. Artık bu sorunu çözebilirdik. Şimdi sana her gün kuru kayısı haşlayıp yediriyorum. Bol bol su içiriyorum (bu gayet mantıklı öneri yeni doktorumuz Meral hanıma ait). Son iki gündür ek gıdaların ve sütümün artmasıyla, sen de doymaya başladın. Şimdi daha fazla hareket ediyorsun. Hatta dün akşam ilk kez koltukta otururken, kendi başına emekleme pozisyonuna geldin ve bunu 3-4 kez yaptın. Çok mutlu olduk. Her şey düzelmeye başlayacak gibi J
Bu arada dişlerden hala ses seda yok. Doktorumuza göre bir süre daha da çıkmazmış L
Son bir aydır kendi yatağında yatıyorsun. İlk birkaç gece biraz sık uyandın ama hemen alıştın. Son bir haftadır da, seni yatağına uyanıkken yatırıp, odadan çıkıyorum. Başında beklemiyorum. Çok sıkıntılı değilsen kendi kendine uyuyorsun. Kendimle ilgili övündüğüm yegane konu budur işte. Seni hiç sallamaya veya kucakta uyumaya alıştırmadım. Bazen çok huysuz olduğun, ağladığın günlerde, “sallasana hemen uyur, yazık çocuğa” diyenler oldu ama ben ısrarla direndim. Tabi bunda senin uykuyu sevmenin, sakin bir yapın olmasının da etkisi büyük. Sonuç olarak şimdi ikimiz de mutluyuz.
Gece iki kere uyanıyorsun ve emmek istiyorsun. Alıştım herhalde bu bana pek zor gelmiyor. Sabah da 7:30’da uyanıyorsun. 8:00’de kahvaltını edip, biraz oyun oynadıktan sonra hooop yine uyku. Uyanınca emiyorsun ve yine oyun. 12:30 gibi öğlen püresi, oyun ve uyku. Gündüz üç posta, ortalama bir buçuk saatlik uykuların oluyor. Akşam yemeğini 19:00 gibi yiyorsun ve 21:30 gibi de gece uykuna geçiyorsun. Bu saatler senin uykuna göre bir saat bile kayabiliyor bazen. Öyle çok dakik bir anne olamadım ben, olamam da. Bir tek kalkış saatin değişmiyor, onu da sen belirliyorsun zaten.
Gece iki kere uyanıyorsun ve emmek istiyorsun. Alıştım herhalde bu bana pek zor gelmiyor. Sabah da 7:30’da uyanıyorsun. 8:00’de kahvaltını edip, biraz oyun oynadıktan sonra hooop yine uyku. Uyanınca emiyorsun ve yine oyun. 12:30 gibi öğlen püresi, oyun ve uyku. Gündüz üç posta, ortalama bir buçuk saatlik uykuların oluyor. Akşam yemeğini 19:00 gibi yiyorsun ve 21:30 gibi de gece uykuna geçiyorsun. Bu saatler senin uykuna göre bir saat bile kayabiliyor bazen. Öyle çok dakik bir anne olamadım ben, olamam da. Bir tek kalkış saatin değişmiyor, onu da sen belirliyorsun zaten.
Hiç bahsetmediğimi fark ettiğim bir konu da banyo konusu. Hala salonda, yemek masasının üzerine özel muşamba bir örtü sererek orada yıkıyoruz seni. Klimayla odayı 25 derece olacak şekilde ısıtıyoruz önce. Baban yıkıyor, ben su döküyorum. Çok seviyorsun banyo yapmayı, sürekli gülüyorsun. Başını yıkarken bile pek sesin çıkmıyor. Giyinme kısmında sıkılıyorsun bazen ama genelde hiç ağlamadan bitiriyoruz bu banyo ve giyinme faslını.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder