Bu hastaneden kucağımızda seninle çıkacaktık. Bunu fark edince heyecanlandık. 35. Haftanın başlarındaydık. Doğuma daha 5 hafta vardı, bizim hesaplarımıza göre. Ama tabii sen sürprizlerle dolu bir bebek olarak yine kendi kararını kendin verdin. O geceyi sancısız geçirdim. Heyecandan, senin kalp atışlarını takip etmekten, hemşirelerin ikide bir kontrole gelmelerinden o gece uyuyamadım.
Ertesi gün doktorumuz, o gece İstanbul’a gelmek için uçak biletini aldığını söyledi. Bir gün daha dayanmamız gerekiyordu. Hem aşının süresi, hem de doktorumuzun gelmesi için. Tuvalete bile gitmeme izin yoktu. Sıfır hareketle yattım. Baban başımdan hiç ayrılmadı tabi. Ananen de gelmişti, O da çok heyecanlıydı. 20-25 gün önce ananenle hazırladığımız cicili bicili bebiş şekerlerini getirdi baban, senin ve benim eşyalarımızı. O günü de bol bol su içerek ve yatarak, sancısız geçirdim.
Gece yarısı gibi doktorumuz geldi. Ben seni normal yolla doğurmayı çok istiyordum. Fakat Yılmaz Abi bize normal doğumun, hem 8 aylık olduğun, hem de suyun kalmadığı için riskli olduğunu söyleyerek, sezeryan önerdi. Anestezi uzmanının kim olduğuna bakarak, epidural mi, yoksa genel anestezi mi olacağına sabah karar vereceğini söyledi. Sabah 10:00 da sezeryan olacağım konusunda anlaştık. Nöbetçi hastane kadrosuyla ameliyata girmek istemediği için sabahı beklememizin iyi olacağını söyledi. Hem aşı süresi de dolmamıştı. Böylece karar verildi ve doktorumuz gitti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder