6 Ocak 2011 Perşembe

Yeni marifetlerin (21.09.2010)

12-20 Eylül 2010’da yaptığımız bu ilk uzun mesafe tatilimizde, sende pek çok değişiklik fark ettik. Yüzüstü dururken kafanı 90 derece dik tutabilmen, ana kucağına oturunca kendini kaldırmaya çalışman (bunda çok uzun süre ana kucağında kalıp, bunalmanın da etkisi olabilir tabi), bol salya ve emziği diş kaşımak için ısırmaya çalışman gibi…

Tatilden döner dönmez bu marifetlerine yenilerini eklemeye devam ettin. Artık altını değiştirirken, ellerinle ayaklarını tutuyorsun, çok şirin… 4.ayını doldurduğun 21 Eylül Salı sabahı da inanılmaz sesler çıkarmaya başladın. Neredeyse bütün sesli harfleri gayet yüksek volümde ve çok tatlı bir ses tonuyla çıkarıyorsun artık. Tatile gitmeden önce de bu konuda çalışmaların vardı, hatta anne bile dedin (video kaydın bile var) ama şu anda çıkardığın sesler çok farklı. Bayağı konuşuyorsun kendi çapında. O kadar tatlı oluyorsun ki, babanla kendimizi zor tutuyoruz sana saldırmamak için. Öpmeye, koklamaya doyamıyoruz, içimiz taşıyor resmen.  Çok güzel bir duyguymuş, bir bebeğin büyümesine şahit olmak. Tek bir gülücüğün bile o kadar çok şey anlatıyor ki. O içten gülüş diyor ki bize; “sizi seviyorum, size güveniyorum ve yanımda olmanızdan mutluyum.” İşte o gülüşün delisi olduk biz. Baban işten özlemle gelip sarılıyor sana. Öpüyor da öpüyor. Ben gün içinde uykudan uyandığında, sanki seni günlerdir görmüyormuşum gibi hasretle öpüyorum, kokluyorum. Evimizin neşesi oldun. Zaten mutluyduk babanla, şimdi daha da mutluyuz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder