Çok öksürdü bu gece bızdık. 10 dakikada bir öksürük sesiyle fırladım yataktan ama bir şey yapamıyorum ki. Baktım olacak gibi değil aldım kuzuyu, yatırdım aramıza. Her öksürükte sıçradık hep beraber. Yorganın altında kalmasın diye yastık hizasına yatırdığımız için bızdığı, burnuma yediğim tekmeyle uyandım tabi sabah. Sonra da minik bir tokat, oh sabah dayağımızı yedik bir güzel. Baba da nasibini aldı tabi bu minik tokat ve tekmelerden. Ama o kadar tatlı ve masum bir yüz ifadesiyle yapıyor ki bunları, öpmüş gibi seviniyoruz biz, deli miyiz neyiz.
Neyse, Dila’ya kahvaltısını ettirir ettirmez doktorda aldık soluğu. Anlattık derdimizi. Anlattık ama bütün gece güm güm öksüren yavru, bir kez bile öksürmedi doktorun yanında. Muayenenin sonucunda, kulaklarında bir şey çıkmadı, boğazında hafif kızarıklık ve göğsünde hafif hırıltı varmış. Gelsin yeni antibiyotik. Bir de öksürük şurubu ve buğu septil var bu sefer ek olarak. Hadi hayırlısı…
Geçmiş olsun. Algıda seçicilik mi bilmiyorum sanki bu sene inanışmaz salgınlar var ve herkes hasta gibi geliyor. Bizde de Doğa ateşli:(
YanıtlaSilAynen, bir an önce bahar gelsin de kurtulalım şu kış hastalıklarından. Size de geçmiş olsun canım. Zeynep'e geçmese bari.
YanıtlaSilçok geçmişolsun funda'cım :( tekme kısmına çok güldüm :)
YanıtlaSil